Ana içeriğe atla

Yayınlar

GÜNDEM

Vaka Tarih Ve Bilim Dergisi

Vaka adlı Tarih ve Bilim dergisine aşşağıdaki pdf linki ile ulaşabilirsiniz.⬇️ https://drive.google.com/file/d/1rwial9cC2xJoRhHasImhcunxa9iSn3q2/view?usp=drivesdk
Son yayınlar

Osmanlı'da Ramazan nasıl olurdu?

Osmanlı dönemin'de ki Ramazan ayı yaşımını anlayabilmek için, öncelikle toplumsal durumu analiz etmemiz gerekir.  Peki Osmanlı'da ki toplum ne tür bir toplum idi? Osmanlı da halk arasında hoşgörü, saygı, ahlak, güzel davranışlar en üst boyuttaydı. Bu sebep ile örnek bir toplum yapısına sahip bir Devletti. Bu saygı çerçevesi içerisinde kurulmuş olan toplumsal durum nereden geliyor diye soranlarınız olmuştur. Bunun cevabı Türk adeti ve kültürü ile birlikte İslamın verdiği güzelliklere dayaniyor. Yani İslam adeta toplumda insanları birbirine bağlayan, saygı ve sevgiyi öğretip, daim eden bir alet halini almıştı. İslam zaten Rabbimizden bize gelen bir yaşam tarzıydı. Buna uyan bir toplum, ne güzel.bir tomplumdur... Osmanlı Halkının Ramazan ile kavuşması... Bu ahlaki boyutu da düzeyi de güçlü olan Osmanlı halkı Ramazanda nasıl  bir yaşam sürüyordu? İlk olarak toplum arasında olan güzellikler devam ediyordu ve diğer tarafta ise Ramazanı- Şerifin gelişi ile birlikte tüm gelenekler başl

Günümüzün Nesli... ne şekilde ve nasıl olmalı?

Türkler her zaman Saygıyı, Hoşgörüyü ve bu tür kültürel ve dini adetleri bilen bir Millettir. Hele ki İslam ile kaynaştıktan sonra ki Dönemlerde daha iyi kavramış ve hayata geçirmiş bir Millettir... Peki bu adetler ne şekilde oluşur ve koca bir Milleti ne şekilde onlara yönelik terbiye eder? İLK olarak herşey Aile ortamında başlar. Aile temeli sağlam ise çocuğun yanlış yola sapma gibi bir durumu azalır. Ailenin sağlam bir temel olduğunu gösteren deliller ise Dini inancına sadık olup olmamasıdır. Geç saatlerde eve gelen bir baba, evde çocuğunun başında günde 5 Vakit namaz kılmayan bir Anne ve ertesi gün Pazartesine yönelik okulunu oku ve adam ol diyip gönderen veliler. Hepsi birer eğitim politikasının ve islamsız, sosyal hayat isteğinin sonucudur... Ne yazıkki öyle. Peki ne şekilde bu duruma bir son verilebilir? Öncelikle Veliler çocuklarına Namaz şuurunu vermeleri gerekir. Bir genç delikanlı NAMAZ'ı bir dindarlık olarak değil, tam aksine dini bir temel olarak algılayacak ve o iba

Tarihte Muhmmed Ali, Günümüzde ise Khabib Nurmagomedov

Tarihte Muhmmed Ali, Günümüzde ise Khabib Nurmagomedov Dünya Tarihinde ABD'de ün yapmış bir boksör olan Muhammed Ali , başarılarıyla yüzyılın boksörü olmuştur. Ayrıca islam'la tanışması ile birçok amerikalının islama geçmesini sağlamıştır... Dün aynı irade ile Mc Conor adlı düşmanını UFC dövüşünde yenen Khabib Nurmagomedov , aynı şekilde hem batı hemde islam dünyasında ün ve şan kazanmıştır.

Kadinlar Günü Gercegi

8 Mart "Kadinlar Günü" 1910 yilinda ABD'de bir Fabrika da Kadinlarin daha rahat is imkanlari isteme arzularindan sonra, ilginc bir sekilde Fabrikanin yangina ugradigi ve yüzlerce kadinin hayatini kaybetmesi sonucu olusmustur... SIZCE BURADA NEYI KUTLUYORUZ? KADINLARIN HÜRRIYETINI MI YOKSA ONLARA KARSI YAPILAN KATLIAMI MI?? Bayanlarimizin TEK bir günü olmaz! Bize hergün Kadinlar günüdür, Sevgiyi, Saygiyi ve Hürriyeti yilda 1 degil 365 gün HAK ederler.

Kudüs

Kudüs şehri ilk olarak Ofil Tepesinin Silvan Köyüne bakan kısmında kuruldu, tepede bir su pınarı vardı ve insanlar su ihtiyaçlarını oradan karşılıyorlardı. Daha sonra bu tepeden Bizita Dağına ve Moriya tümseğine yerleştiler. Kudüs tarihteki en eski şehirlerdendir. Tarihçiler Kudüs’ün inşa ediliş tarihi için kesin bir şey söylememektedirler. Mescid-i Haram’dan 40 yıl sonra kurulmuştur. Tarihi kaynaklara göre Kudüs şehri kurulduğunda çölden ibaretti, ne vadi ne de dağlara rastlanıyordu. Milattan 3000 yıl önce, Şehre ilk hicreti Arap Kenâniler yaptı. Bu göçler Arap yarımadasının kuzeyine gerçekleşmiştir. Daha sonra Ürdün nehrinin batısına yerleşmişlerdir. Kudüs şehri göçler sonucunda genişledi ve Akdeniz’e kadar uzandı. Bölgenin adını Kenan yeri (Nehirden Denize kadar olan bölgede) koydular. Kenan bölgesin de Kenâniler bir şehir kurup adını Urşelim koydular, şehir merkezi haline getirdiler, vatan ve toprak sahibi oldular, bundan dolayı şehrin adı Yebus oldu. Bu bölgeye saldırılarda b

Selehaddin Eyyübi

1138 yılında Tikrit’te doğdu. Babası Necmeddin Eyyub, Selçuklu emiri İmadeddin Zengi’nin hizmetinde idi. Annesi Selçukluların Harim emiri Şihabeddin Mahmud ibn Tokuş el-Harimi'nin kızkardeşidir. Hıttin Savaşı'yla 2 Ekim 1187 tarihinde Kudüs'ü Haçlılar'ın elinden aldı. Kudüs’te 88 yıl süren hıristiyan egemenliğine son verdi. Bölgede yaşanan katliamları durdurdu. Hıristiyanların düzenledikleri III. Haçlı Seferi'ni etkisiz hale getirdi. En güçlü olduğu dönemde Mısır, Suriye, Irak, Hicaz ve Yemen etkisi altına aldı. Irak'taki Selahaddin şehri ve Selahaddin Kartalı da onun adını taşımaktadır. 4 Mart 1193 tarihinde Şam’da vefat etti. Mezarı Emeviye Camii haziresindedir