GÜNDEM

Osmanlı'da Ramazan nasıl olurdu?

Osmanlı dönemin'de ki Ramazan ayı yaşımını anlayabilmek için, öncelikle toplumsal durumu analiz etmemiz gerekir. Peki Osmanlı'da ki toplum ne tür bir toplum idi?Osmanlı da halk arasında hoşgörü, saygı, ahlak, güzel davranışlar en üst boyuttaydı. Bu sebep ile örnek bir toplum yapısına sahip bir Devletti. Bu saygı çerçevesi içerisinde kurulmuş olan toplumsal durum nereden geliyor diye soranlarınız olmuştur. Bunun cevabı Türk adeti ve kültürü ile birlikte İslamın verdiği güzelliklere dayaniyor. Yani İslam adeta toplumda insanları birbirine bağlayan, saygı ve sevgiyi öğretip, daim eden bir alet halini almıştı. İslam zaten Rabbimizden bize gelen bir yaşam tarzıydı. Buna uyan bir toplum, ne güzel.bir tomplumdur...Osmanlı Halkının Ramazan ile kavuşması...Bu ahlaki boyutu da düzeyi de güçlü olan Osmanlı halkı Ramazanda nasıl bir yaşam sürüyordu?İlk olarak toplum arasında olan güzellikler devam ediyordu ve diğer tarafta ise Ramazanı- Şerifin gelişi ile birlikte tüm gelenekler başliyord…

Birinci İbrahim


Sultan Birinci İbrahim, 5 Kasım 1615 tarihinde, İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Birinci Ahmed, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Sultan Birinci İbrahim, uzun boylu, kuvvetli vücutlu ve kumral sakallıydı. Annesi onun yetiştirilmesi için çok gayret göstermişti. Ağabeyi Sultan Dördüncü Murad'ın âni vefatı, zaten ölüm düşünceleriyle harap olmuş Şehzade İbrahim'i çok sarstı ve padişah olduğuna inanmak bile istemedi. Annesinin ve devlet erkânın ısrarlarından ve ağabeyi Sultan Dördüncü Murad'ın cenazesini gördükten sonra ağabeyinin vefatına kesin olarak inandı. Sadrazam Kara Mustafa Paşa, Taht Odası'na geçen Sultan Birinci İbrahim'in başına
Hırka-i Saadet Dairesi'nden getirilen,
Hz. Ömer'in Sarığı'nı yerleştirdi. Sultan
Birinci İbrahim tahta oturdu ve ellerini açarak dua etti:
"Elhamdülillah. Ya Rabbi! Benim gibi zaif bir kulunu bu makama lâyık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoş-hâl eyle ve birbirimizden hoşnûd eyle".
Sultan Birinci İbrahim, tahta geçtiği ilk yıllarda sinir hastalığı yüzünden sık sık kriz geçiriyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda devlet işleriyle bizzat ilgilenmeye başladı. Sultan Birinci İbrahim, tahta çıktığında soyunun tek şehzadesi o kalmıştı. Bu yüzden ilk oğlu Şehzade Mehmed (Sultan Dördüncü Mehmed) doğduğunda ülkede şenlikler düzenlendi (2 Ocak 1642). Sultan Birinci İbrahim, çok cömert ve lütufkâr bir padişahtı. Fakirlere ve kimsesizlere yardım etmeyi çok severdi. Çıkardığı fermanlarla açlık ve kıtlığın önlenmesine çalıştı. Saltanatı sırasında, annesi Kösem Sultan'ın etkisinde çok kaldı. Sekiz yıl dokuz ay padişahlık yaptıktan sonra, 18 Ağustos 1648 tarihinde, boğularak öldürüldü.
Sultan Birinci İbrahim hakkında, kendi devrine kadar uzanan Osmanlı kaynaklarında, aklî dengesinin bozuk olduğuna dair hiçbir bilgi yoktur. Bu kaynaklar, Sultan Birinci İbrahim'in özelliklerinden ve yaptığı işlerden övgüyle bahsetmektedir. Sadece son zamanlarda bazı yazarlar, onun için "Deli" demektedirler. Sultan Birinci İbrahim'e "Deli" ve "Gaddar" diyen ve adının öyle yayılması için çalışanlardan bazılarının, Sultan Birinci İbrahim tarafından idam ettirilen İranlı Şii Emirgûneoğlu'nun adamları olduğu söylenmektedir.
Sultan Birinci İbrahim, tahta geçtiğinde yirmi beş yaşındaydı. Şehzadeliği sırasında öldürüleceği endişesi ile sinirleri son derece bozulmuştu. Bu sırada sadrazamlık koltuğunda
bulunan Kemankeş Kara Mustafa Paşa
devlet işlerini en iyi şekilde yürüttü. Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Safeviler'le Kasr-ı Şirin Antlaşmasını imzalayıp, İstanbul'a geldikten sonra, giriştiği malî işlerde de başarılı oldu. Ocaklı sayısını indirip maaşlarının düzenli olarak verilmesini sağladı. Bu olumlu faaliyetler sonunda devlet bütçesi denkleşmiş oldu. Donanma işleriyle de ilgilenen Kemankeş Mustafa Paşa, her yıl belirli miktarlarda Kadırgalar yapılıp donatılmalarını sağladı.
Erkek çocukları: Dördüncü Mehmed, İkinci Süleyman, İkinci Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad.
Kız çocukları: Ümmü Gülsüm Sultan, Peykan Sultan, Atike Sultan, Ayşe Sultan, Gevherhan Sultan.
Saltanatı sonundaki Osmanlı sınırları
Osmanlı İmparatorluğu
Prenslikler veya Beylerbeylikleri
İşgal edilmiş toprakları
Dönemin Önemli Olayları
Ağabeyi IV. Murat’ın ölümü üzerine Sultan İbrahim, 25 yaşında tahta çıktı (9 Şubat).-1640Sultan İbrahim’in de katıldığı cenaze töreninde IV. Murat, babası I. Ahmet’in türbesine defnedildi (9 Şubat).-1640Büyük İstanbul yangını: Balat’taki mum imalathanelerinin birinde çıkan yangın Balat, Fener, Sultanselim semtlerine kadar yayılmış, ancak Çukurbostan’da söndürülebilmiştir (30-31 Ağustos gecesi).-1640Revan (Erivan) Kalesi’ni IV. Murat’a teslim edip Osmanlı hizmetine giren ve İstanbul’daki Emirgan semtine adı verilen eski İran valisi Osmanlı vezirlerinden Emirgûneoğlu (Emirgan) idam edildi (14 Temmuz).-1641Sultan İbrahim’in, Haseki Turhan Hatice Sultan’dan olan büyük oğlu Şehzade Mehmet dünyaya geldi (1-2 Ocak).-1642Azak Kalesi’nin geri alınması görevi için Rus seferi serdarlığına Sultanzade Semin Mehmet Paşa atandı (3 Şubat).-1642Sultan İbrahim’in ikinci oğlu II. Süleyman dünyaya geldi (15 Nisan). II. Süleyman’ın annesi Saliha Dilâşûb Sultan’dır.-1642Sultan İbrahim’in üçüncü oğlu Şehzade Ahmet doğdu (25 Şubat). Şehzade Ahmet’in annesi Hatice Muazzez Hanım’dır.-1643Nasuh Paşazade Hüseyin Paşa, Sadrazam Kara Kemankeş Kara Mustafa Paşa’yı devirmek için isyan edip Üsküdar civarına kadar ilerledi; daha sonra yakalanıp idam edildi (26 Haziran).-1643Veziriazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa idam edildi; yerine Civan Kapıcıbaşı Sultanzade Semin Mehmet Paşa atandı (31 Ocak).-1644Büyük divan şairi Şeyhülislâm Yahya Efendi öldü (26-27 Şubat).-1644Venedik Cumhuriyeti’ne karşı Girit Savaşı başladı (19 Nisan).-1645Kaptan-ı Derya Silahtar Yusuf Paşa’nın serdarlığında Osmanlı donanması, Girit’e 71 bin asker çıkardı (24 Haziran).-1645Aya Todori adasındaki Liman kalesi alındı (25 Haziran).-1645Büyük İstanbul yangını (26-27 Haziran gecesi).-1645Girit adasındaki Hanya Kalesi teslim alındı (19 Ağustos).-1645Hanya Fatihi Kaptan-ı Derya Silahtar Yusuf Paşa idam edildi (22 Ocak).-1646İkinci vezir unvanıyla Girit muhafızlığına getirilen eski Budin Beylerbeyi Gazi Deli Hüseyin Paşa, Hanya’ya geldi (2 Şubat).-1646Kisamo Kalesi fethedildi (9 Mart).-1646Venedikliler Bozcaada’ya asker çıkardı (7 Nisan).-1646Girit seferine karşı olan ve bu yüzden azledilen eski veziriazam Semin Mehmet Paşa, Girit serdarı olarak Hanya’ya ulaştı (12 Temmuz).-1646Suda Kalesi kuşatıldı (21 Temmuz).-1646Aprikorno Kalesi, Deli Hüseyin Paşa tarafından işgal edildi (21 Temmuz).-1646Girit Serdarı Semin Mehmet Paşa, Girit’e varışından bir ay sonra öldü (11-12 Ağustos).-1646Gazi Deli Hüseyin Paşa, Girit serdarlığına getirildi (24 Eylül).-1646Konumu itibarıyle alınması çok zor olan ve 66 gün süren Suda Kalesi kuşatması kaldırıldı (24 Eylül).-1646Milopotamo Kalesi işgal edildi (11 Ekim).-1646Resmo Kalesi fethedildi (15 Kasım).-1646Sultan İbrahim’in getirdiği araba yasağını uygulatamayan Veziriazam Salih Paşa idam edildi; yerine Kara Musa Paşa getirildi (16 Eylül).-1647İstanbul hükümetinin gayrımeşru emirlerine karşı isyan edip Üsküdar’a doğru ilerleyen Sivas Valisi Varvar Ali Paşa, Çerkeş’te idam edildi (20 Mayıs).-1648Venedik donanmasının Çanakkale Boğazı’nı abluka altına alması sonucu İstanbul-Girit yolu kapandı (24 Mayıs).-1648İstanbul büyük bir depremle sallandı (29 Mayıs).-1648Aylar süren Girit’in merkezi Kandiya Kalesi kuşatmasında bir sonuç alınamadı; bu savaşta Deli Hüseyin Paşa yaralandı.-1648Azledilen Veziriazam Hezarpare Ahmet Paşa idam edildi. At Meydanı’nda teşhir edilen paşanın şişman cesedi parçalanıp “romatizma ilâcı’’ diye dağıtıldı. Bu yüzden Ahmet Paşa, “Hezarpare’’ (Binparça) unvanıyla anıldı (7-8 Ağustos).-1648Sultan İbrahim, aklî dengesinin bozukluğu nedeniyle tahttan indirildi (8 Ağustos).-1

Yorumlar